Boran – Cumartesi Anneleri’ne Dair Hüzünlü Bir Yapım…

Yönetmen: Hüseyin Karabey Senaryo Yazarı: Hüseyin Karabey  

Müzik: Grup Yorum Yönetmen Yardımcıları: Emre Tanyıldız, Banu Öztürk, Sedat Yılmaz

Görüntü Yönetmeni: Hüseyin Karabey  Yapımcı: Hüseyin Karabey

Oyuncular: Emine Ocak Baba Ocak Maside Ocak

Yapım: Asi Film    Yapım Yılı: 1999   Türü: Belgesel  Süre: 30 dak.

Bir çoğumuz tanıyor onları…

Devletin gözaltında kaybettiği yakınlarını arayan “Cumartesi Anneleri” onlar…

Evlatlarını , eşlerini, kardeşlerini, babalarını arayan ve yapılanların hesabının sorulmasını istedikleri için  polisten birçok kez dayak yiyen, hatta “terörist” ilan edilip yaka paça gözaltına alınan insanların dramı onlarınki…

thumb_11373

İşte Hüseyin Karabey’in yönettiği  “Boran” da; onları, yani evlatlarının ve akrabalarının acısı her daim kalplerinde yara olan Cumartesi Anneleri’ni, artık öldüğü düşünülen ama cesetleri bulunamayan üç gencin öyküsü ve annelerin oğullarından haber almak için giriştikleri mücadele ekseninde anlatmakta.

1999 yapımı olan ve Cumartesi annelerinin hikayesini anlatan farklı öykülerden oluşan bu özel belgeselde dikkatimi çeken sahneler şunlar oldu:

*İlk sahnede çalan telefonu neden kimsenin açmadığı ve duymamazlıktan geldiği ki bunun nedenini belgeselin ilerleyen bölümlerinde anlıyoruz…

*Gözaltında kaybedilenlerin Alevi ve Kürt olması, işkence zamanlarında oldukça ironik bir şekilde “Türkiyem” şarkısının çalınması -ki bu vurucu nokta dahi bu insanlara nasıl bakıldığını ve nasıl davranıldığını ortaya koyar.

*Çocuklara içeride dayak atılıp, işkence yapılırken; ailelerine dışarıda işbirlikçilik teklif edilmesi ve fiziki işkenceye eklenen bu psikolojik işkencelerle birlikte,  hali hazırda yaralı olan yüreklerin tamamen paramparça edilmesinin verildiği sahneler –ki ne yazık ki tüm bunlar gerçekten yaşandı. Tüm bu acılar çekildi ve hala da çekilmekte…

*Benim en çok içimi acıtan sahne ise kuşların belediye çalışanları tarafından kafese konulduğunu gören teyzenin koşup onları oradan kurtarıp özgür bırakması ve akabinde geçen diyalog oldu:

“Oğlum öldü, güvercin oldu. Hangisi benim oğlumdur, nereden bileyim… Hem onu niye arkadaslarindan ayırayım ki?”

melek

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s